Ana içeriğe atla

Sigorta Acentesinin Sorumluluğu

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/13623
K. 2007/274
T. 15.1.2007
• TAŞIMA SİGORTASI ( Gemi İle/Emtianın Taşıyana Hasarsız Olarak Teslim Edildiği - Taşıyanın Kusurundan Dolayı Hasar Meydana Geldiğinden Donatanın Sorumlu Olacağı/Acentenin Ayrıca Sorumlu Tutulamayacağı )
• RÜCUAN TAZMİNAT DAVASI ( Gemi İle Taşıma - Taşıyanın Kusurundan Dolayı Hasar Meydana Geldiğinden Donatanın Sorumlu Olacağı/Acentenin Ayrıca Sorumlu Tutulmaması Gerektiği )
• DONATANIN SORUMLULUĞU ( Rücuan Tazminat Davası/Gemi İle Taşıma - Taşıyanın Kusurundan Dolayı Hasar Meydana Geldiğinden Sorumlu Olacağı )
• ACENTENİN SORUMLULUĞU ( Rücuan Tazminat Davası/Gemi İle Taşıma - Taşıyanın Kusurundan Dolayı Hasar Meydana Geldiğinden Donatanın Sorumlu Olacağı/Acentenin Ayrıca Sorumlu Tutulmaması Gerektiği )
6762/m.1301
ÖZET : Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın gemi ile gerçekleştirilen taşınması sırasında hasarlandığını, müvekkilinin, sigortalısına hasar bedelini ödediğini, bedelden davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, temerrüt faiziyle birlikte rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir. Emtianın taşıyana hasarsız olarak teslim edilmesine rağmen, taşıyanın kusurundan dolayı alıcıya hasarlı olarak teslim edildiği, meydana gelen zarardan davalı donatanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalı donatandan tahsiline, ancak diğer davalının acente sıfatına sahip olması nedeniyle donatanla birlikte aleyhlerine açılan davada ayrıca sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, acenteye karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Karar hukuka uygundur.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.05.2005 tarih ve 2004/668-2005/435 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın, davalılardan M/V Regine Gemisi ile gerçekleştirilen taşınması sırasında hasarlandığını, müvekkilinin, sigortalısına hasar bedeli olan 19305 USD ödediğini, anılan miktar ile ekspertiz ve hasar tesbiti ücreti olan 1984 USD'den davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, toplam 21289 USD'nin davalılardan temerrüt faiziyle birlikte rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı acente vekili, müvekkilinin taşıma işinde taşıyana vekaleten acente sıfatıyla bulunduğunu, bu nedenle doğan zarardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, emtianın taşıyana hasarsız olarak teslim edilmesine rağmen, taşıyanın kusurundan dolayı alıcıya hasarlı olarak teslim edildiği, 19305 USD değerindeki hasar bedelinin davacı tarafından sigortalıya ödendiği, meydana gelen zarardan davalı donatanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 19305 USD'nin temerrüt faizi ile birlikte davalı donatandan tahsiline, ancak diğer davalının acente sıfatına sahip olması nedeniyle donatanla birlikte aleyhlerine açılan davada ayrıca sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, acenteye karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01.90 YTL harcın temyiz edenden alınmasına, 15.01.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İCRA İFLAS KANUNU MADDE 50-100

II. YETKİ YETKİ VE İTİRAZLARI: Madde 50 - (Değişik madde: 03/07/1940 - 3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. icra mahkemesi *1* tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi *1* arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur. III. TATİLLER VE TALİKLER TATİLLER: 1 - BÜTÜN BORÇLULAR HAKKINDA: Madde 51 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/24 md.) Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (Gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak, gece iş görülen yerlerde gece vakti hasılat haczi mümkündür. Tatil günlerinde haciz ve tebliga...

medeni kanun madde 502-618

İKİNCİ BÖLÜM ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLAR BİRİNCİ AYIRIM TASARRUF EHLİYETİ A. Ehliyet I. Vasiyette MADDE 502.- Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir. II. Miras sözleşmesinde MADDE 503.- Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir. B. İrade sakatlığı MADDE 504.- Mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak, mirasbırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır. Ölüme bağlı tasarrufta kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık yanılma hâlinde mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebilirse, tasarruf bu arzuya göre düzeltilir. İKİNCİ AYIRIM TASARRUF ÖZGÜRLÜĞÜ A. Tasarruf edilebilir kısım I. Kapsamı MADDE 505.- Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası, kardeşleri veya e...

iş kanunu madde 18

FESHİN GEÇERLİ SEBEBE DAYANDIRILMASI Madde 18 - Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır. Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz: a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak. b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak. c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip (Ek ibare: 18/02/2009-5838 S.K./32.mad) veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak. d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, di...