Ana içeriğe atla

Kaçak elektrik kullanma

T.C.
YARGITAY
7. CEZA DAİRESİ
E. 2004/31886
K. 2006/18248
T. 29.11.2006
• HIRSIZLIK SUÇU ( Abone Olmadan Sayaçtan Geçirerek Elekrik Kullanma - İşyerinde Kurulu Güç ile Sayaç Miktarının Orantılı Olup Olmadığı )
• KARŞILIKSIZ YARARLANMA KASTI ( Elektrik Bedelinin Ödenip Ödenmediği - Ödeme Girişiminin Olup Olmadığı/İşyerinin İhtiyacı Olan Elektriği Kullandığı Sayacın Kuşkuya Yer Bırakmayacak Şekilde Saptanması )
• ABONE ( Olmadan Elektrik Kullanma - Aboneli Olarak Başka Bir Sayacın Bulunup Bulunmadığı/Sayaca Bir Müdahalenin Olup Olmadığı )
765/m.491
5237/m.141, 142/f
ÖZET : Sanığın, abone olmadan sayaçtan geçirerek elektrik kullandığı tesbit edilmiş ve sayaca bir müdahalesinin olmadığı da mahkemece kabul edilmiş olmakla birlikte, sanığın hangi tarihten beri suça konu işyerinde oturduğu, işyerinde kurulu güç ile sayaç miktarının orantılı olup olmadığı, abonelik başvurusunda bulunup bulunmadığı, bulunmamış ise abonelik işlemlerini yaptırmama nedenleri, elektrik bedelini ödeyip ödemediği, bu konuda bir girişiminin olup olmadığı ve işyerinde tespiti yapılan abonesi bulunmayan sayaç dışında aboneli olarak kullandığı başka bir sayacın bulunup bulunmadığı, işlerinin ihtiyacı olan elektriği bu sayaçtan kullanıp kullanmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması ve sonucuna göre sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği belirlenerek hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

DAVA : Hırsızlık suçundan sanık Sedat Güler hakkında yapılan duruşma sonunda; Sanığın beraatine dair ÇINAR Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 6.3.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 27.9.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.6.2006 gün ve 160-161 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanığın abone olmadan sayaçtan geçirerek elektrik kullandığı tesbit edilmiş ve sayaca bir müdahalesinin olmadığı da mahkemece kabul edilmiş olmakla birlikte, sanığın hangi tarihten beri suça konu işyerinde oturduğu, işyerinde kurulu güç ile sayaç miktarının orantılı olup olmadığı, abonelik başvurusunda bulunup bulunmadığı, bulunmamış ise abonelik işlemlerini yaptırmama nedenleri, elektrik bedelini ödeyip ödemediği, bu konuda bir girişiminin olup olmadığı ve işyerinde tespiti yapılan abonesi bulunmayan sayaç dışında aboneli olarak kullandığı başka bir sayacın bulunup bulunmadığı, işlerinin ihtiyacı olan elektriği bu sayaçtan kullanıp kullanmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması ve sonucuna göre sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği belirlenerek hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İCRA İFLAS KANUNU MADDE 50-100

II. YETKİ YETKİ VE İTİRAZLARI: Madde 50 - (Değişik madde: 03/07/1940 - 3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. icra mahkemesi *1* tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi *1* arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur. III. TATİLLER VE TALİKLER TATİLLER: 1 - BÜTÜN BORÇLULAR HAKKINDA: Madde 51 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/24 md.) Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (Gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak, gece iş görülen yerlerde gece vakti hasılat haczi mümkündür. Tatil günlerinde haciz ve tebliga...

medeni kanun madde 502-618

İKİNCİ BÖLÜM ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLAR BİRİNCİ AYIRIM TASARRUF EHLİYETİ A. Ehliyet I. Vasiyette MADDE 502.- Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir. II. Miras sözleşmesinde MADDE 503.- Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir. B. İrade sakatlığı MADDE 504.- Mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak, mirasbırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır. Ölüme bağlı tasarrufta kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık yanılma hâlinde mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebilirse, tasarruf bu arzuya göre düzeltilir. İKİNCİ AYIRIM TASARRUF ÖZGÜRLÜĞÜ A. Tasarruf edilebilir kısım I. Kapsamı MADDE 505.- Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası, kardeşleri veya e...

iş kanunu madde 18

FESHİN GEÇERLİ SEBEBE DAYANDIRILMASI Madde 18 - Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır. Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz: a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak. b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak. c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip (Ek ibare: 18/02/2009-5838 S.K./32.mad) veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak. d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, di...