Ana içeriğe atla

EĞİTİM VE ÖĞRETİM TAZMİNATI

ÖZEL OKULLARDA ÇALIŞAN ÖĞRETMENLERE KIDEMLERİNE GÖRE RESMİ OKULLARDA ÇALIŞAN ÖĞRETMENLERE DENK OLARAK ÖDENEN EĞİTİM ÖĞRETİM TAZMİNATI ÖDEMELERİ NEDENİYLE GELİR VERGİSİ KESİNTİSİ YAPILMASINDA İSABET GÖRÜLMEDİĞİ HK.<
Temyiz Eden : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf : ... Eğitim Öğretim İşletmeleri ve Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 1998/Mart dönemi için ihtirazi kayıtla verilen muhtasar beyanname üzerinden, davacı şirket bünyesinde çalışan öğretmenlere ödenen eğitim, öğretim tazminatı için Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü'nün 97/4 sıra no'lu Gelir Vergisi İç Genelgesi uyarınca gelir (stopaj) vergisi tahakkuk ettirilmiştir.Danıştay bozma kararı uyarınca ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve ... sayılı kararıyla; 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 33 üncü maddesinde, özel okullarda yöneticilik ve eğitim, öğretim hizmeti yapanlara, kıdemlerine göre (emekliler hariç) dengi resmi okullarda ödenen aylık ve sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemeyeceği, sosyal yardım kapsamındaki ek ödemelerin Bütçe Kanunlarıyla resmi okul öğretmen ve personeline sağlanan haklara denk olarak özel okul öğretmenlerine ve personeline de ödeneceği ve sosyal yardım
kapsamındaki ödemelerden vergi kesilemeyeceğinin belirtildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Sosyal Haklar ve Yardımlar" başlıklı VI ncı kısmında, zam ve tazminatlar başlığı altında ek maddenin II/b fıkrasında eğitim-öğretim tazminatına yer verildiği, aynı ek maddenin ortak hükümler başlıklı III üncü fıkrasında bu maddenin ikinci bölümünde yer alan tazminatların damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi olmadığının açıklandığı, eğitim ve öğretim tazminatının sosyal yardımlar kapsamında ek madde ile düzenlendiği ve bunların damga vergisi dışında bir vergiye tabi olmadıklarının belirtildiği ve bu durumun özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler için de kıdemlerine göre geçerli olacağının hükme bağlandığı, bu durumda özel eğitim kurumlarındaki öğretmenlere resmi okullarda çalışan öğretmenlere denk olarak ödenen ve damga vergisi dışında herhangi bir vergiye tabi tutulmaması gereken eğitim-öğretim tazminatı ödemelerinden gelir (stopaj) vergisi tahakkuku yapılmasında isabet görülmediği gerekçesiyle tahakkuk eden verginin kaldırılmasına karar vermiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun'da sosyal hakların aile, çocuk, doğum, ölüm, yiyecek, giyecek şeklinde belirlendiğini, eğitim ve öğretim tazminatı altında yapılan ödemelerden tevkif suretiyle tahsil edilip ödenen gelir (stopaj) vergisinde kanuna aykırılık bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Hayrettin Korucu'nun Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Nilgün Akpınar'ın Düşüncesi : İleri sürülen bozma nedenleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 numaralı bendinde öngörülen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden, temyiz isteğinin reddi ile Danıştay bozma kararına uyularak verilen Vergi Mahkemesi kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:
Mahkeme kararının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemece bu karara uyulmak suretiyle verildiği ifade edilen kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkündür. İncelenen dosya içeriğinden mahkeme kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin 12.5.1999 günlü ve E:1998/4851, K:1999/1970 sayılı bozma kararında yazılı esaslara uygun olduğu görülmektedir. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamaktadır.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 22.2.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi.
BŞ/ŞGK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İCRA İFLAS KANUNU MADDE 50-100

II. YETKİ YETKİ VE İTİRAZLARI: Madde 50 - (Değişik madde: 03/07/1940 - 3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. icra mahkemesi *1* tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi *1* arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur. III. TATİLLER VE TALİKLER TATİLLER: 1 - BÜTÜN BORÇLULAR HAKKINDA: Madde 51 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/24 md.) Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (Gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak, gece iş görülen yerlerde gece vakti hasılat haczi mümkündür. Tatil günlerinde haciz ve tebliga...

medeni kanun madde 502-618

İKİNCİ BÖLÜM ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLAR BİRİNCİ AYIRIM TASARRUF EHLİYETİ A. Ehliyet I. Vasiyette MADDE 502.- Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir. II. Miras sözleşmesinde MADDE 503.- Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir. B. İrade sakatlığı MADDE 504.- Mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak, mirasbırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır. Ölüme bağlı tasarrufta kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık yanılma hâlinde mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebilirse, tasarruf bu arzuya göre düzeltilir. İKİNCİ AYIRIM TASARRUF ÖZGÜRLÜĞÜ A. Tasarruf edilebilir kısım I. Kapsamı MADDE 505.- Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası, kardeşleri veya e...

iş kanunu madde 18

FESHİN GEÇERLİ SEBEBE DAYANDIRILMASI Madde 18 - Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır. Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz: a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak. b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak. c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip (Ek ibare: 18/02/2009-5838 S.K./32.mad) veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak. d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, di...